Pit10 adlı bir müzik topluluğu vardır.
Bir şarkılarında, terör için, "5 dakikada sönecek yangın var ancak" der.
Bu ülke gerçekten de belki 5 dakika değil ama, günlerle sınırlı bir sürede çözülecek sorunlarla 30 yıldır uğraşıyor.
Sorunların marşına basanları zaten biliyoruz.
Tersten okuduğunuz zaman terörün Türkiye'ye verdiği zarardan kim kar ediyorsa, işte ülkemizde akan kanın da temsilcisi onlardır.
Pkkyı kuran ülkelerin ve kişilerin, ilginç bir dava süreci üzerinden temize çekildiği bugünlerde bir de İmralı'daki şerefsizin topluma kazandırılma çabalarını Türk tarihi adına utanarak izliyoruz.
35 bin insanın katili, kundaktaki bebenin karnını parçalayan mermilerin tetikçisinin aklı dengesinin bozulma ihtimaline karşı hükümetin harekete geçişi gerçekten bizleri duygulandırdı!
Hz, Mevlanalar, Yunus Emreler, Hacı Bektaşlarla yoğrulmuş ve içi insan sevgisi dolu olduğuna inandığımız hükümetimizin küçücük bir terör örgütü kurucusu için akıttığı ter gerçekten de her türlü takdiri hak etmektedir!
Apo şerefsizinin akli dengesi bozulmuş ya, mutlaka tedavi edilmeli!
Değil canı sıkılmasın diye mahkum nakletmek, voleybol oynamasına için vermek, haftasonları dışarıya da çıksın şartlı olarak.
Kendisi ülkemizin için son derece önemli bir insandır!
Apo'ya, bu ülkeye kılıç çekmemiş, alnın teri ile çalışan ve vergisini bile veren! dürüst bir vatandaş olduğu için sosyal devlet ilkesi çerçevesinde mutlaka yardım eli uzatılmalıdır.
Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz?
Ağalar, beyler ateşle oynuyorsunuz.
Yerel seçimlerde Doğu ve Güneydoğu'nun belediye başkanlıklarını alacağız diye, terörle mücadelenin bitmesi için masaya oturmamız istenen bir şerefsizin elini güçlendiriyorsunuz.
Ne demek "akli dengesi" bozulmuş.
Ölsün şerefsiz.
Bu ülkeye en büyük ihanetlerden biri olan "idam cezasının kaldırılmasının" ardından Türkiye'ye teslim edilen ve bu sayede kellesini ipten kurtaran bu şerefsiz, bugün krallara layık muamele görüyor.
Ey hükümet...
Aklı dengesini yitirmiş insan mı arıyorsun?
Git şehit evlerine.
Evlatlarının şehadet haberini alana kadar hayata umutla bakan bu insanlar, çocuklarını kaybettikten sonra en iyi ihtimalle akıllarını oynatıyorlar.
Bu satırların sahibi çok kere şehit ailelerini anlatan yazı dizisi yapmıştır, ve her seferinde kendisine gelebilmek için yıllık izninin bir haftasını kullanmak zorunda kalmıştır.
Şehit aileleri cidi anlamda psikolojik rahatsızlık geçirmektedir.
Hayattan kopan, ölmemek için yemek yiyen bu insanlar, oğullarının fotoğrafları, Türk bayrakları ve Kuran-ı Kerim'le döşedikleri o odaya girdiklerinde ise kendilerini kaybetmektedirler.
Bu gözler bir şehit anasının oğlunun fotoğrafını göğsüne yasladığı zaman, o çerçevenin soğuk camından yansıyan acıları gördü.
Ey hükümet bu insanlar evlat acısı yaşamaktadır.
Oğullarının şehit olduğunu bilmeleri bile bu acıyı zerre azaltmamaktadır.
Bu insanlar en küçük ihtimalle "kalp", "böbrek" veya "şeker" rahatsızlığı yaşamaktadırlar.
Eğer bir gün bir şehit ailesini ziyaret etseydiniz, o insanların yüzüne üzüntünün karanlığının çöktüğünü, sadece nefes alan birer ölü haline geldiklerini görürdünüz.
Artık açık açık haftalık basın toplantısı düzenleye, ülkenin sorunları ile ilgili olarak yetkili merciiymiş gib demeçler veren Apo itine gösterilen bu ilginin milyonda birini bir şehit ailesine göstersenize.
Hanginiz hangi bayramda bir şehit ailesinin kapısını çaldınız.
Tepki görürüz diye korkmayın. Onlar insanlara o kadar muhtaçlar ki, sizi bir siyasetçiden ziyade bir yardım eli olarak göreceklerdir.
Korkmayın, Önümüz Kurban Bayramı. Hadi bir şehit anasının elini öpmeye gidin.
Söz veriyoruz. AB duymasın diye bunun haberini yayınlamayacağız.
Ey hükümet...
Apo itine gösterilen bu ilgiden bizler ve Türk tarihi boyunca kanını vatanı için akıtmış milyonlarca şehidimiz utantç duymaktadır.
Gelin bu utanç dolu Apo'yu topluma kazandırma çabanızdan vazgeçin.
Gelin cezanın caydırıcılığı üzerine fikir birliği yapalım ve o haine hak ettiği cezayı verelim.
Suçlulara verilen cezalar veya ceza indirimlerinde en önemli kıstas kamuoyu vicdanıdır.
Yani benim, onun, öbürünün, şehit anasının, bekçisinin, polisinin, öğretmeninin, bakkalın, manavın vicdanının rahat olmasıdır.
Ve hükümet siz bunun mümkün olduğu kadarıyla tersine gitmektesiniz.
Düne kadar terörist olan, bugün, "sayın" denilen, demeçler vermesine göz yumulan Apo itinin, kamuoyu hazır hale geldiğinde, İmarlı'dan alınarak Ankara'ya götürülüp üstün siyaset ligimizin bir oyuncusu yapılacağını da görüyoruz.
Ey hükümet!
Sizi Türk tarihi karşısında ayağa kalkmaya davet ediyorum ve şu çağrıyı yapıyorum:
Şayet bu rezilliğe devam ederseniz bilin ki,
"Şehitler işte o zaman ölür, vatan işte o zaman bölünür"
BU BÖLÜMDEKI DIGER HABER / YAZILAR
|