ASKERHABER ANALİZ
Yeni Akit gazetesinin örütbağı Habervaktim adlı yayın organı kaynağı belirsiz ses kayıtlarını yayınlamaya devam ediyor. Malum davaların veya suni gündemin ses kayıtları ile desteklenmesi gerektiği zaman öne çıkan Habervaktim, günün anlam ve önemine ait bir ses kaydını mutlaka yayınlıyor.
MİT'in yüzünü değiştiren yeni örgütbağ adresinde, "Mahkeme kararı olmadan telefon dinlenemez, ses kaydı yapılamaz" uyarısına rağmen birileri ya kayıt yayınlıyor ya da üretiyor.
Ve o ses kayıtlarından kendileri de emin değiller ki, hem bunu belirtmek hem de olası davalardan kaçabilmek için hep, "İleri sürüldü" ifadesini kullanıyorlar.
Diyelim ki, kamuoyuna "Bebek katilinin devletin resmi görevlisi olduğu" ve "Hatta TSK tarafından kontrol edildiğini" mi algılatmak istiyorsunuz, hemen bir ses kaydı (!) ortaya çıkıveriyor.
Bunun artık daha sık duyacağız. Çünkü yeni yasa ile, "Gizlice elde edilmiş veya üretilmiş ses kayıtlarını yayınlamak" suç kapsamından çıkarıldı.
Vakit ve sanal çalışanlarına bir tavsiyede bulunalım. "Algıda seçicilik" telaşınız sizi üretilmiş ses kayıtlarını yayınlamaya sevk ediyor.
Örneğin son yayınladığınız ses kaydı. Habervaktim, "12 sene Özel Harekat'ta etkin olarak görev yapmış" diye tanıttığı Yarbay Nesimi Soner Dedeoğlu'da ait olduğunu ileri sürdüğü (!) bir ses kaydı yayınladı.
Özetleyecek olursak, "Öcalan devletin adamı", "Ergenekoncu diyerek tutuklananların hepsi hain"
Ama esas bomba en sonda geliyor. Dedeoğlu adlı şahıs pkkyı halen Kandil'de ABD ve İsrail güdümünde yöneten Murat Karayılan'ın Kara Harp Okulu'ndan (KHO) 1988 yılında mezun olduğunu söylüyor. Yani Karayılan Türk Ordusu'na teğmen olarak katılmış.
Hani insan bazen, "Edep ya hu" der ya, işte tam da bu andır o.
Habervaktim'in de bu ses kaydını yayınlayarak "İçeriğini kabul ettiğine" dair vurgumuzu yaptıktan sonra konuyu uzatmayacağız.
Koramiral Kadir Sağdıç'ın cezaevinden yaptığı iddia edilen ve gizli, yani yasa dışı, olarak kaydedilen telefon görüşmesini mahkemede sorabilen sayın savcılara arzımızdır.
Lütfen söz konusu yarbayı ve ses kaydını yayınlayan örütbağ yayınını da davada dahil ediniz.
Belki o zaman Karayılan'ın KHO'da kılıç kuşanırken (!) bir, iki fotoğrafı da ortaya çıkar.